Sonbaharın içimi titreten bu gününden bir merhaba diyeyim sizlere dedim. Bir hafta kadar önce, yazdan kalma günlerimde yaptıklarımı paylaşmak istedim sizlerle. Geç kalınmışlık için kusura bakmayın lütfen, malum bu ara "hayatım olmuş işler güçler" :)
Acaba nereden bulurum bu zinciri diye düşünürken Koçtaş'ın hırdavat reyonunda karşılaştım kendisiyle tesadüfen, aklımda kolye yapmak vardı hep. Bu siteyi açtım hemen, şu tarife baka baka yaptım kolyemi. Ortaya böyle bir kolye çıktı:
Kullanıyorum ben kendisini severek, boynumdaki görüntüsü de şöyle:
Malum kış kapıda, yiyecek hazırlıkları da yapıldı pek çoğunuz tarafından. Ben de geçen hafta sonu domates sularımı hazırladım, kaynattım, şişeledim. Böyle hazırlıklar mutlu ediyor beni.
Geçenlerde komşum için bu kurabiyeleri yaptım. Tarif basit, tat süper, tavsiye ederim, boş vaktinizde bir deneyin. Ben yarım ölçüyle yapıyorum genelde.
Emine Beder'e ait bu tarifi paylaşayım sizlerle:
Önce malzemelerimiz:
* 2 yumurta (bir yumurta akını ayırın)
* 1 paket margarin veya tereyağı
* 3 çorba kaşığı ılık süt
* 4 su bardağı un
* 1 su bardağı şeker
* 1 paket kabartma tozu
* 1 çorba kaşığı neskafe
* 100 gr. fındık (iri dövülmüş)
Veee hazırlanışı: Eritip ılıttığınız margarini/tereyağını, şekeri, yumurtaları, sütü bir kapta çırpın. Unu, kabartma tozunu ve neskafeyi ekleyip özlü bir hamur yoğurun. Hamurdan ceviz iriliğinde parçalar koparıp yuvarlak şekiller verin. Hamurların bir yüzünü önce çırpılmış yumurta akına, sonra iri dövülmüş fındığa batırarak yağlanmış fırın kabına dizin. Önceden ısıtılmış 190° ısılı fırında kurabiyelerin üzeri açık pembe renk alana dek pişirin. Afiyet olsun:)
Haydi ben kaçtım....
Günleriniz güzel geçsin:))
