Dün çok güzel bir akşamdı benim için. Bursalı blog yazarları olarak buluşmaya karar verdik. Blog yazmaya başladığımda yaşadıklarımı paylaşmayı, takip ettiğim bloggerların deneyimlerini öğrenmeyi, vizyonumu geliştirmeyi hedeflemiştim. Bu kadar cici insanla tanışacağımı, arkadaşlık kuracağımı ummamıştım hiç. Beklediğimden çoktuk, hep beraber sığamadık fotoğraf karelerine...
Tanıştık, bol bol sohbet ettik, kaynaştık. Pek keyifli döndüm evime. En kısa sürede tekrarlamak istiyorum sevgili arkadaşlar, duyurulur:))
EBYGALE
31 Mayıs 2012 Perşembe
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Hafta sonundan ve çekilişimin duyurusu...
Bir haftayı daha geride bıraktık, benimki bol koşuşturmacalı, gezmeceliydi.
Hafta sonu böyle bir şeyin tadına baktım, bir çeşit mojito, renklendirmişler birazcık, biraz da tadını değiştirmişler. Güzel miydi derseniz ben orjinal tariften yanayım.
Bir süredir canım süt helvası çekip duruyordu, yaptım ben de sonunda, tarifini burdan aldım, birazcık fazla yandı üstü, kazıdım yanıkları ama tadını pek beğendik biz, Bursa'ya özgü bu lezzeti henüz denememiş olanlara tavsiyem olsun:))
Cumartesi günü kermese gittik Kitana'mla, sevdiğimiz, takip ettiğimiz iki bloggerla (Semi ve HobiZu) tanışma fırsatı yakaladık. Sohbet ettik, çok keyifli bir gün geçirdim. Sevgili Semi'den bu güzellikleri aldım.
Süper bir mutfak önlüğü
Ve şahane bir kitap ayracı, bu kediciğe bayıldım..
Sevgili HobiZu'dan da bu şipşirin pambek'i aldım, çok sevdiğim bir ufaklığa hediye olarak verilmek üzere...
Pazar günü böyle bir hava eşlik etti bize akşam saatlerinde, aslında tam olarak şu anda da hava aynen böyle:( Çok korkutucu değil mi?
Bu postu bitirmek üzereyken bir çekiliş duyurusu yapmak isterim size. Sessiz sedasız başladığım blog serüvenimde bir bakmışım 100 takipçiyi geçmişim, nasıl mutluyum anlatamam. Bu sebeple siz takipçilerime ufak tefek hediyeler hazırladım. Umarım beğenirsiniz. melekli bir duvar süsü, mor renkli bardak altlıkları ve sevimli bir sütlük/sosluk hediye etmek isterim size. Bu küçük hediyelerin sizin olmasını isterseniz tek yapmanız gereken bu postun altında yorumlarınızı bırakmak. Yorumlarınızı 04/06/2012 akşamına kadar bırakabilirsiniz.
Mutlu haftalar diliyorum.
24 Mayıs 2012 Perşembe
Kumaş kurdelelerim...
Bu ciciler bu gün geldiler. Kitana'mla ebay'dan vermiştik siparişini. 10'lu paketteki yapışkanlı kumaş kurdelelerden benim şansıma düşenler bunlar oldu canım arkadaşımla yaptığımız adilane paylaşım sonrasında, bakalım neleri, nereleri süsleyeceğim bunlarla. Güzeller ama değil mi?
20 Mayıs 2012 Pazar
hafta sonu bitmek üzereyken...
Havalar yine garip bu ara, bol yağışlı, serin hatta soğuk. Hafta sonu iki güne pek çok şey sığdırmaya çalışıyorum, alışverişe gidiyor, temizlik yapıyor, çamaşır yıkayıp ütü yapıyor, pazara gidiyor, arkadaşlarımla buluşuyor, kayınvalidemi ziyaret ediyorum genellikle. Hafta sonları yapmayı sevmediğim tek şeyse evde yemek yapmak ve yemek yemek. Bu sebeple dışarı atıyoruz hep kendimizi eşimle, yemek için. Yediklerime dikkat de etmiyorum böylelikle, hafta içi ettiğim dikkat için kendime ödül veriyorum, pek de güzel oluyor.
Bunlar cumartesi günü dostlarla sohbette tükettiklerimden.
Bu da yemek üstü keyfim, geçenlerde sevgili Kitana aklıma öyle bir düşürdü ki yemeden edemedim, Güllüoğlunun leziz profiterolü.
Bu kutu bir zamanlar tomurcuk çay kutusuydu, boncuklarımı, düğmelerimi koyarım diye atmamıştım, geçenlerde böyle bir çalışma yaptım acemice, pek başarılı olmadı ama sevimli göründü gözüme.
Fesleğenlerimin son hali böyle, maydanoz ve dereotlarımdan ikinci tur mahsül almaya başladım ama ben en çok fesleğenlerimi seviyorum.
Herkese sıcacık, keyifli bir hafta diliyorum...
13 Mayıs 2012 Pazar
Analar çeker yükü, kimsenin bilesi yok...
3 yaşını hatırlamaz çoğu insan, kendisine anlatılanları bilir ya da fotoğrafların zihninde çağrıştırdıklarından kendisine öyküler yaratır. Benimse hatırladığım bir anım var 3 yaşıma ait, dün gibi gözümün önünde, film karemin içinde evimizin salonunda öğle uykusuna direnen ben, gece nöbetinden gelen uykusuz yorgun annem, salonun bir köşesinde uyuyan bebek kız kardeşim. Annemi kızdırma anımda koca salonun en uç köşesinden fırlayan annemin güdümlü terliğinin alnımla buluşması, şişen alnım karşısında annemin panikleyişi, akşam eve gelen babama şikayet etmememi isteyişi, babama hiç bir şey söylememem karşısında annemin bu ağız sıkılığımla gurur duyması. Sonrasında karşılıklı olarak daha dikkatli adımlar, anneden bir daha şiddet görmeme, güvenli bir bağlanma. Okula başladığım yıl annem bize daha çok ilgi göstermek için işi bıraktı, sonrasında tam anlamıyla yemedi, yedirdi, giymedi, giydirdi. Üça kızını da üniversitede okutmayı başardı, tabii babamla birlikte.
Bizim evin reisidir annem, otoriterdir, zekidir, son kararı verendir. 3 yaşında kaybettiği kendi annesi sonrasında üvey annesinin yanında kötü muamele ile yetişmiş, hayata 19 yaşında yaşadığı yerden göçüp çalışarak, ailesi yanında olmadan atılmış biridir, dirençlidir, güçlüdür. Modelimdir o benim. Ergenlikte yaşadığımız krizlerle ilişkimiz biraz yıpranmış, üniversiteyi başka bir şehirde okumamla aramıza biraz mesafe girmiş olsa da hep yanında olmak istediğimdir, özelimdir, güzelimdir benim o. Önce kendi anneciğimin, ardından da anneliği layığıyla yapan tüm güzel annelerin anneler gününü içtenlikle kutlarım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)





